YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ'nin 2015/34904 sayılı kararında, açıklanması geri bırakılan bir hükümdeki hapis cezasının, ihlal sonrası açıklanırken, TCK m. 50/1-d uyarınca 'saat 20.00'den sonra sokağa çıkmama' tedbirine çevrilmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Bu karar iki temel nedenle hukuka aykırı bulunmuştur: 1) Tedbirin Kanuni Tanıma Uymaması: TCK m. 50/1-d, seçenek yaptırımı 'belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma' olarak tanımlamıştır. 'Saat 20.00'den sonra sokağa çıkmama' şeklindeki bir yasak, bu kanuni tanıma uymamaktadır. Bu, bir nevi 'konutu terk etmeme' veya 'gece sokağa çıkma yasağı' niteliğindedir ki, bu tür tedbirler TCK m. 50'de sayılmamıştır. Mahkeme, kanunda tanımlanmamış bir seçenek yaptırım ihdas edemez. Bu durum, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin bir uzantısı olan 'yaptırımda kanunilik' ilkesine aykırıdır. 2) Özgürlüğü Orantısız Kısıtlama: Böyle genel ve kapsamlı bir yasak, kişinin seyahat özgürlüğünü ve sosyal yaşamını, işlenen suçla bağlantısı olmayan bir şekilde, orantısızca kısıtlar. Tedbirin amacı, sanığı ıslah etmek ve suça iten etkenlerden uzaklaştırmaktır, hayatını tamamen kontrol altına almak değildir. Bu nedenlerle Yargıtay, kanuni tanıma uymayan ve özgürlüğü aşırı kısıtlayan bu tedbiri hukuka aykırı bulmuştur.