TCK m. 35'te yer alan 'elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da...' ifadesindeki 'elverişlilik' ile TCK m. 204'teki sahtecilik suçunun unsuru olan 'aldatıcılık (iğfal) kabiliyeti' arasında bir benzerlik veya paralellik kurulabilir mi?
Evet, bu iki kavram arasında fonksiyonel bir benzerlik ve paralellik kurulabilir. Her ikisi de, bir eylemin ceza hukuku alanına girebilmesi için gerekli olan 'objektif ciddiyeti' ve 'tehlike yaratma potansiyelini' ölçen kriterlerdir. - Teşebbüsteki 'elverişlilik', failin hareketlerinin, kastedilen suçu işlemeye objektif olarak uygun ve yeterli olup olmadığını, yani suçun maddi konusu üzerinde bir tehlike yaratıp yaratmadığını ölçer. Elverişsiz hareketler (büyüyle öldürme, oyuncak tabanca kullanma), suçun konusuna yönelik bir tehlike yaratmadığı için cezalandırılmaz. - Sahtecilikteki 'aldatıcılık kabiliyeti' ise, sahte belgenin, korunan hukuki değer olan 'kamu güveni' açısından bir tehlike yaratıp yaratmadığını ölçer. Aldatıcılık gücü olmayan, ilk bakışta sahte olduğu anlaşılan bir belge, kamu güvenini sarsma potansiyeli taşımadığı için cezalandırılmaz. Kısacası, her iki kavram da 'işlenemez suç' benzeri, hukuken anlamlı bir sonuç doğurma potansiyeli olmayan, ciddiyetten uzak fiilleri ceza hukukunun dışına itme fonksiyonu görür. Biri maddi suçlar için tehlikenin varlığını, diğeri ise belge suçları için tehlikenin varlığını (güvenin sarsılması) test eder.