Bir sanık hakkında, TCK m. 50/1-d uyarınca 'belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma' tedbirine hükmedilmiştir. Bu 'etkinlik' kavramı nasıl yorumlanmalıdır? Sanığın internet kullanmasının veya sosyal medyada paylaşım yapmasının yasaklanması bu kapsamda mıdır?
TCK m. 50/1-d'deki 'etkinlik' kavramı, genellikle kamusal alanda veya başkalarıyla bir araya gelerek yapılan sosyal, kültürel veya sportif faaliyetleri ifade eder. Örneğin, spor müsabakalarını izlemek, konserlere gitmek, belirli dernek veya toplulukların toplantılarına katılmak gibi. Bu tedbirin amacı, sanığı suça yönelten sosyal çevre veya faaliyetlerle bağını koparmaktır. Sanığın internet kullanmasının veya sosyal medyada paylaşım yapmasının tamamen yasaklanması, bu 'etkinlik' kavramının çok geniş yorumlanması olur ve Anayasa ile güvence altına alınan 'ifade özgürlüğü' ve 'haberleşme hürriyeti' gibi temel haklara orantısız bir müdahale teşkil eder. Bu tür genel ve kapsamı belirsiz yasaklar, tedbirin amacını aşar. Ancak, eğer işlenen suç doğrudan internet veya sosyal medya aracılığıyla işlenmişse (örneğin, siber zorbalık, bilişim suçları, internet üzerinden hakaret), mahkeme, daha somut ve sınırlı bir tedbire hükmedebilir. Örneğin, 'belirli bir web sitesine girmekten' veya 'belirli bir sosyal medya platformunda yorum yapmaktan' yasaklama gibi. Ancak genel bir internet yasağı, TCK m. 50/1-d'nin ruhuna ve temel haklara aykırı olur.