Çevrenin taksirle kirletilmesi (TCK m. 182) suçunda, atığın 'alıcı ortama' verilmesi gerekmektedir. Bir fabrikanın, atıklarını kendi arazisi içindeki sızdırmasız bir depolama havuzunda biriktirmesi, ancak bu havuzun dolup taşarak çevreye yayılması durumunda suç ne zaman işlenmiş olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131250

Bu durumda suç, atığın sızdırmasız havuzdan taşarak 'alıcı ortama' (toprak veya yakındaki bir su kaynağı) ulaştığı anda işlenmiş olur. Atıkların, yönetmeliklere uygun, sızdırmasız ve izole bir depolama alanında tutulması, 'alıcı ortama verme' fiilini oluşturmaz. Bu, yasal bir depolama faaliyetidir. Ancak, bu depolama işlemi sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi (havuzun kapasitesinin aşılması, bakımının ihmal edilmesi) sonucu, atığın bu kontrollü alandan çıkarak kontrolsüz bir şekilde çevreye yayılması, 'taksirle' alıcı ortama verme fiilini oluşturur. Suçun işlendiği an, depolama anı değil, atığın kontrol dışına çıkarak toprak, su veya hava ile temas ettiği andır. Bu durumda tesis sorumlusunun, havuzun taşabileceğini öngörmesi gerektiği halde bunu öngörmemesi veya öngörse de 'bir şey olmaz' diyerek tedbir almaması, TCK m. 182 kapsamındaki taksirli sorumluluğunu doğurur.