Bir sanık, mağdurun imzasını taklit ederek sahte bir senet düzenlemiştir. Ancak senette 'vade' tarihi yazılmamıştır. Bu durumda resmi belgede sahtecilik suçu (TCK m. 204, 210) oluşur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131242

Bu durum tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın genel eğilimi suçun oluşmayacağı yönündedir. Bir senedin bono (emre muharrer senet) olarak hukuken geçerli olabilmesi için, Türk Ticaret Kanunu'nda (m. 776) sayılan zorunlu unsurları taşıması gerekir. Vade, bu zorunlu unsurlardan biri değildir; TTK m. 777'ye göre vadesi gösterilmeyen bir bono, 'görüldüğünde ödenecek' bir bono sayılır. Ancak, bir belgenin sahtecilik suçunun konusunu oluşturabilmesi için 'hukuki sonuç doğurmaya elverişli' olması gerekir. Eğer senetteki diğer zorunlu unsurlardan biri eksikse (örn: 'bono' veya 'emre yazılı senet' kelimesi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, düzenleyenin imzası), senet kambiyo senedi niteliğini kaybeder ve adi bir borç senedine dönüşebilir veya tamamen geçersiz olabilir. Eğer senet, kambiyo senedi vasfını yitirecek derecede eksiklikler içeriyorsa, 'hukuki sonuç doğurmaya elverişli' olmadığı ve 'aldatıcılık kabiliyeti' taşımadığı kabul edilebilir. Ancak sorudaki örnekte sadece vade eksik olduğu için senet 'görüldüğünde ödenir' bono vasfını korur. Dolayısıyla bu senetteki sahtecilik suçu oluşturur. Eğer eksik olan unsur, senedi bono olmaktan çıkaran bir unsur olsaydı (örn: imza eksikliği), suç oluşmayabilirdi. Nihai karar, belgenin hukuki geçerliliğinin ve aldatma gücünün somut olarak değerlendirilmesine bağlıdır.