Teşebbüs aşamasında kalmış bir eylemde, gönüllü vazgeçmenin (TCK m. 36) varlığından söz edebilmek için, failin pişmanlık duyması veya ahlaki bir nedenle vazgeçmesi şart mıdır? Fail, yakalanma riskinin arttığını düşündüğü için eyleminden vazgeçerse bu gönüllü vazgeçme sayılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131236

Hayır, failin pişmanlık duyması veya ahlaki bir nedenle vazgeçmesi şart değildir. Gönüllü vazgeçmenin temel kriteri, vazgeçmenin failin 'kendi otonom kararına' dayanması ve 'dışsal bir zorlama' olmamasıdır. Failin bu kararı neden aldığı (saiki) önemli değildir. Fail, yakalanma riskinin arttığını subjektif olarak değerlendirip, henüz ortada somut bir engel (polis baskını, mağdurun direnci vb.) yokken, kendi iradesiyle 'bu iş riskli, vazgeçiyorum' diyerek eylemine son verirse, bu gönüllü vazgeçme sayılır. Çünkü hala suçu tamamlama imkanı varken, kendi içsel değerlendirmesiyle vazgeçmiştir. Ancak, eğer vazgeçme, somut ve dışsal bir engele dayanıyorsa (örneğin, polis sirenlerini duyması, birinin geldiğini görmesi gibi), bu durumda vazgeçme 'gönüllü' değil, 'zorunlu' kabul edilir ve eylem teşebbüs aşamasında kalmış sayılır. Ayrım, vazgeçmenin kaynağının failin kendi iç dünyası mı, yoksa dış dünyadan gelen bir engel mi olduğu noktasındadır.