Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2018/4660 sayılı kararında, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nde görevli sanıkların, mahkeme masraflarına ilişkin belgelerde tahrifat yaparak fazladan para çekmeleri eylemi, hem nitelikli dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik olarak nitelendirilmiştir. Bu olayda, ita amirliği mutemedi olan sanık ile memur olan diğer sanığın sahtecilik suçundan sorumlulukları TCK m. 204/1 ve 204/2 açısından neden farklı değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131233

Bu sanıkların sorumluluklarının farklı değerlendirilmesinin nedeni, TCK m. 204/2'nin aradığı 'görevi gereği düzenlemeye yetkili olma' unsurunun varlığı veya yokluğudur. Kararda, ita amirliği mutemedi olan sanığın, görevi gereği mahkeme masraflarına ilişkin tahakkuk emirleri gibi belgeleri 'düzenlemeye yetkili olduğu' kabul edilmiştir. Bu nedenle, bu yetkisini kullanarak yaptığı sahtecilik, TCK m. 204/2'deki 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçunu oluşturmaktadır. Diğer sanıkların ise, aynı serviste memur olmalarına rağmen, bu belgeleri 'düzenleme yetkilerinin' bulunmadığı, sadece işlemlere yardımcı oldukları anlaşılmaktadır. Görevi gereği düzenlemeye yetkili olmadıkları belgeler üzerinde sahtecilik yaptıkları için, onların eylemi TCK m. 204/2 kapsamında değil, sivil bir kişinin işleyebileceği TCK m. 204/1 kapsamındaki 'resmi belgede sahtecilik' suçu olarak değerlendirilmiştir. Bu ayrım, faillerin görev tanımları ve belge üzerindeki hukuki yetkilerine göre yapılmıştır ve sonuç ceza miktarı açısından önemlidir.