TCK m. 204 gerekçesinde belgenin 'bir irade beyanını ihtiva etmesi' gerektiği belirtilmiştir. Bu ne anlama gelir? Sadece bir durumu tespit eden (örneğin, olay yeri tespit tutanağı) bir yazı, irade beyanı içermediği için belge sayılmaz mı?
TCK m. 204 gerekçesindeki 'irade beyanını ihtiva etmesi' ifadesi, geniş yorumlanmalıdır. Bu ifade, sadece bir kişinin hukuki bir sonuç doğurmaya yönelik iradesini (satma, kiralama, borçlanma iradesi gibi) açıklayan belgeleri değil, aynı zamanda bir durumu, bir olayı veya bir bilgiyi resmi olarak tespit eden ve bu tespitle hukuki sonuçlar doğuran belgeleri de kapsar. Bir 'olay yeri tespit tutanağı', onu düzenleyen kamu görevlilerinin (polis, jandarma), olay yerindeki durumu gözlemlediklerini ve bu gözlemlerini resmi olarak kayda geçirdiklerini beyan etme 'iradelerini' yansıtır. Bu tutanak, bir soruşturmanın başlamasına, bir davanın açılmasına ve mahkemede delil olarak kullanılmasına neden olarak önemli hukuki sonuçlar doğurur. Dolayısıyla, sadece bir 'durum tespiti' gibi görünse de, bu tespiti yapma ve resmiyete dökme iradesini içerdiği ve hukuki bir değere sahip olduğu için şüphesiz bir 'belge'dir. Gerekçedeki ifade, hukuki anlamdan tamamen yoksun, kişisel düşünce veya gözlem notları gibi yazıları dışarıda bırakmayı amaçlamaktadır.