TCK m. 50/1'de kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar sayılırken, (f) bendinde 'gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma'ya yer verilmiştir. Bu 'gönüllülük' koşulunun, ceza hukukunun temel ilkelerinden hangisiyle bir istisna veya farklılık oluşturduğu söylenebilir?
Bu 'gönüllülük' koşulu, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'yaptırımın cebriliği (zorunluluğu)' ilkesine bir istisna veya farklılık getirir. Ceza hukuku yaptırımları (cezalar ve güvenlik tedbirleri), kural olarak failin rızasına bakılmaksızın devlet tarafından zorla (cebren) uygulanır. Failin 'ben bu cezayı çekmek istemiyorum' deme hakkı yoktur. Ancak, TCK m. 50/1-f'deki kamu hizmeti tedbiri, bu genel kuraldan ayrılarak, uygulanabilmesi için failin 'gönüllü' olmasını, yani rıza göstermesini şart koşmuştur. Bu durum, bu tedbirin klasik ceza anlayışından çok, failin işbirliğine ve ıslahına dayanan 'onarıcı adalet' anlayışına daha yakın olduğunu gösterir. Kanun koyucu, kişiyi zorla bir işte çalıştırmanın Anayasa'daki 'angarya yasağı' (m. 18) ile ilgili hassasiyetleri de dikkate alarak, bu özel yaptırım için failin rızasını bir ön koşul olarak belirlemiştir. Eğer fail gönüllü olmazsa, hakim bu tedbire hükmedemez ve TCK m. 50/1'deki diğer seçeneklerden birini değerlendirmek zorunda kalır.