Ceza Genel Kurulu'nun 2021/635 sayılı kararında, TCK m. 125/1'de (hakaret) hapis veya adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü bir durumda, mahkemece temel ceza olarak hapis cezası seçildikten sonra, hükmolunan 27 günlük hapis cezasının TCK m. 50/3 uyarınca adli para cezasına çevrilip çevrilemeyeceği tartışılmıştır. Kurulun bu konudaki kararı ve TCK m. 50/2 ile 50/3 arasındaki ilişkiye dair yorumu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131212

Ceza Genel Kurulu, bu durumda hapis cezasının TCK m. 50/3 uyarınca adli para cezasına çevrilebileceğine karar vermiştir. Kurul, TCK m. 50/2 ile 50/3 arasında bir hiyerarşi kurmuş ve TCK m. 50/3'teki zorunlu çevirme halinin, TCK m. 50/2'deki genel çevirme yasağına göre daha özel ve öncelikli bir kural olduğuna hükmetmiştir. Gerekçesi şöyledir: TCK m. 50/2, hakimin takdir hakkını kullandığı genel durumu düzenler ve hakimin hapis cezasını seçtikten sonra kendi takdirini dolanarak tekrar para cezasına dönmesini engeller. TCK m. 50/3 ise, kanun koyucunun belirli failler (çocuklar, yaşlılar) veya çok kısa süreli cezalar için getirdiği, takdire kapalı, emredici ve özel bir koruma hükmüdür. Madde metninde ve gerekçesinde, 30 gün ve daha az süreli hapis cezalarının 'adli para cezasına VEYA diğer seçenek tedbirlere' çevrileceği açıkça belirtilmiştir. Bu özel ve amir hüküm, TCK m. 50/2'deki genel yasağı bertaraf eder. Dolayısıyla, seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilse bile, sonuç ceza 30 gün veya daha az ise, mahkeme bu cezayı zorunlu olarak adli para cezası da dahil olmak üzere seçenek yaptırımlardan birine çevirmek zorundadır.