TCK m. 50/3'e göre, 'daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak' koşulundaki 'hapis cezası' ifadesi, adli para cezasından çevrilen hapis cezalarını da kapsar mı? Örneğin, bir sanık daha önce aldığı adli para cezasını ödemediği için bu ceza hapse çevrilmiş ve infaz edilmişse, bu durum TCK m. 50/3'ün uygulanmasına engel midir?
Bu konu doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın genel eğilimi bu tür hapis cezalarının engel teşkil etmeyeceği yönündedir. TCK m. 50/3'teki 'hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak' ifadesi, mahkemenin doğrudan bir hapis cezasına 'hükmetmemiş' olmasını ifade eder. Adli para cezasının ödenmemesi üzerine hapse çevrilmesi (tazyik hapsi), bir mahkumiyet kararı değil, bir 'infaz' işlemidir. Asıl mahkumiyet, adli para cezasıdır. Hapis, bu cezanın infazını sağlamak için uygulanan bir zorlama aracıdır. Bu nedenle, mahkeme tarafından doğrudan bir hapis cezasına hükmedilmediği, sadece ödenmeyen para cezasının infazı için hapis yatıldığı durumlarda, TCK m. 50/3'ün aradığı 'hapis cezasına mahkumiyet' koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmektedir. Dolayısıyla, böyle bir geçmişi olan sanık, yeni suçundan aldığı kısa süreli hapis cezası bakımından TCK m. 50/3'ün zorunlu çevirme hükmünden yararlanabilir.