Ceza Genel Kurulu'nun 2020/346 sayılı kararında, sahte bir belgenin 'aldatıcılık (iğfal) kabiliyeti' olup olmadığının belirlenmesinin öncelikle mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken hangi objektif unsurları dikkate almalıdır?
YCGK kararına göre, mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken belgenin kendisinden kaynaklanan objektif unsurları dikkate almalıdır. Bunlar şunlardır: 1) Belgenin Fiziksel Özellikleri: Kullanılan kağıdın kalitesi, rengi, boyutu, varsa filigranı gibi özelliklerin gerçek bir belgeyle uyumlu olup olmadığı. 2) Belgenin İçerik ve Formatı: Belgede bulunması gereken zorunlu unsurların (başlık, sayı, tarih, antet, logo vb.) eksiksiz ve doğru formatta olup olmadığı. Yazı karakterinin, punto büyüklüğünün ve metin düzeninin resmi belge formatına uygunluğu. 3) Onay Unsurları: Belge üzerinde bulunması gereken imza, mühür, kaşe gibi onay unsurlarının varlığı ve bunların gerçeğe benzerliği. Soğuk mühür gibi özel güvenlik unsurlarının bulunup bulunmadığı. 4) Genel Görünüm ve Bütünlük: Belgenin genel görünümünde, ilk bakışta şüphe uyandıran bir acemilik, bariz bir hata veya tutarsızlık olup olmadığı. Sahteciliğin, ancak dikkatli bir inceleme veya özel bir teknikle mi anlaşılabileceği, yoksa sıradan bir gözlemle mi fark edilebileceği. Mahkeme, bu objektif unsurları değerlendirerek, belgenin 'makul bir kişiyi' aldatma potansiyeline sahip olup olmadığına karar vermelidir.