Suç tarihinde 17 yaşında olan ve sabıkası bulunmayan bir sanık, hırsızlık suçundan 1 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Mahkeme, TCK m. 50/3 uyarınca bu cezayı 7.300 TL adli para cezasına çevirmiştir. Ancak sanık ve ailesinin ekonomik durumu çok kötüdür. Bu durumda mahkemenin cezayı adli para cezasına çevirmesi tek seçenek midir ve bu karar hukuka uygun mudur?
Mahkemenin cezayı seçenek yaptırıma çevirmesi zorunludur ve bu yönüyle hukuka uygundur. Ancak, adli para cezasını seçmesi, somut olayın koşullarına göre hakkaniyete aykırı olabilir ve temyiz incelemesinde bozulabilir. TCK m. 50/3, cezanın 'birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine' çevrileceğini belirtir. Hakim, hangi yaptırımı seçeceği konusunda TCK m. 50/1'deki kriterleri (suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu vb.) göz önünde bulundurmak zorundadır. Eğer sanığın ve ailesinin ekonomik durumu, hükmedilen adli para cezasını ödemeye kesinlikle elverişli değilse, bu yaptırımın belirlenmesi 'cezanın bireyselleştirilmesi' ilkesine ve hakkaniyete aykırı olur. Mahkemenin, sanığın yaşı ve durumuna daha uygun olan, TCK m. 50/1'deki diğer tedbirleri (örneğin, bir meslek edindirme kursuna devam etme, kamuya yararlı bir işte çalışma gibi) değerlendirmesi gerekirdi. Mahkemenin, sanığın ekonomik durumunu hiç araştırmadan veya bu durumu göz ardı ederek doğrudan adli para cezasına hükmetmesi, TCK m. 50/1'deki takdir kriterlerini doğru kullanmadığı anlamına gelir ve bu nedenle karar bozulabilir.