TCK m. 181/1'de düzenlenen çevrenin kasten kirletilmesi suçunun manevi unsuru 'kast'tır. Failin, eyleminin 'ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı' olduğunu bilmesi gerekir mi? Bir fabrika sahibi, 'yönetmelikteki limitleri bilmiyordum' şeklinde bir savunma yaparsa bu, kastı ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131189

Failin, eyleminin 'teknik usullere aykırı' olduğunu bilmesi, kastın bir parçasıdır. Ancak bu, 'kanunu bilmemek mazeret sayılmaz' (TCK m. 4) ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Çevreyi kirletme suçlarında kast, failin, çevreye zarar verecek nitelikteki bir atığı alıcı ortama verdiğini bilmesi ve istemesidir. 'Teknik usullere aykırılık' ise suçun objektif bir unsurudur. Failin, bu objektif unsuru da bilmesi, yani eyleminin mevzuata aykırı olduğunu bilmesi veya en azından bu konuda bir şüphesi olması gerekir. Ancak, özellikle bir sanayi tesisi işleten, bu konuda ruhsat alan ve faaliyet yürüten bir kişinin, kendi faaliyet alanıyla ilgili temel çevre mevzuatını (yönetmelik, limit değerler) bilmediğini iddia etmesi, hayatın olağan akışına aykırıdır ve TCK m. 30/4'teki 'kaçınılmaz bir hataya' düşüldüğü şeklinde yorumlanamaz. Bu tür bir savunma, genellikle mahkemeler tarafından kabul görmez. Çünkü ticari ve sınai faaliyet yürüten kişilerin, kendi faaliyetleriyle ilgili yasal düzenlemeleri bilme ve bunlara uyma yükümlülüğü vardır. Dolayısıyla, 'bilmiyordum' savunması, genellikle kastı ortadan kaldıran bir mazeret olarak kabul edilmez ve failin en azından olası kastla hareket ettiği sonucuna varılabilir.