Bir sanığın, gerçek bir kişinin adına düzenlenmiş ancak üzerinde sahte imza bulunan bir bonoyu bankaya teminat olarak vermesi eyleminde, TCK m. 210/1 uyarınca resmi belgede sahtecilik hükümleri uygulanmaktadır. Bu durumda, suçun konusunu oluşturan bono, TCK m. 204/3 anlamında 'sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli' bir belge midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131181

Hayır, değildir. TCK m. 210/1, emre veya hamile yazılı kambiyo senetlerinde (bono, poliçe, çek) yapılan sahteciliğin, 'resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlere' tabi olacağını belirtir. Bu, ceza ve yargılama usulü açısından bu belgelerin resmi belge gibi muamele göreceği anlamına gelir. Ancak bu atıf, bu belgeleri otomatik olarak TCK m. 204/3 kapsamında 'sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli' belge haline getirmez. TCK m. 204/3'ün uygulanabilmesi için belgenin bu niteliğinin 'kanun hükmü gereği' olması gerekir. Kambiyo senetlerinin ispat gücü yüksek olsa da, Türk Ticaret Kanunu'nda veya başka bir kanunda, bu senetlerin içeriğinin veya üzerindeki imzanın 'sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli' olduğuna dair Noterlik Kanunu veya HMK'daki mahkeme kararlarına benzer nitelikte özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bir kambiyo senedindeki imzanın sahteliği, her zaman bir imza incelemesiyle veya başka delillerle ispatlanabilir ve bu durum senedi geçersiz kılar. Bu nedenle, bono gibi kambiyo senetlerindeki sahtecilikte TCK m. 204/1 (m. 210 atfıyla) uygulanır, ancak TCK m. 204/3'teki ceza artırımı uygulanmaz.