Ceza Genel Kurulu'nun 2021/98 sayılı kararında belirtildiği üzere, resmi belgede sahtecilik suçunda 'aldatıcılık' özelliği değerlendirilirken 'daha önceden var olan subjektif bir bilgi'nin etkisi nedir? Örneğin, bir memur, kendisine sunulan belgenin sahte olduğunu önceden biliyorsa, bu durum belgenin aldatıcılık yeteneğini ortadan kaldırır mı?
Hayır, ortadan kaldırmaz. Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı gibi, aldatma gücünün 'objektif' olarak saptanması gerekir. Bu, belgenin, herhangi bir normal insanı veya o belgeyle işlem yapması beklenen makul bir görevliyi aldatma potansiyeline sahip olup olmadığına bakılarak değerlendirilmesi demektir. Belgeyi alan muhatabın, özel bir nedenle (örneğin önceden bir ihbar alması veya sanığı tanıması nedeniyle) belgenin sahte olduğunu sübjektif olarak bilmesi, belgenin objektif niteliği olan aldatıcılık yeteneğini yok etmez. Suç, belgenin kamu güvenini sarsma potansiyeli taşımasıyla oluşur. Eğer belge, normal koşullar altında bir başkasını aldatabilecek nitelikteyse, sırf o anki muhatap aldanmadı veya durumu biliyordu diye suç oluşmamış sayılmaz. Aksi bir kabul, sahtecilik suçunu, failin değil, muhatabın bilgisine ve dikkatine bağlı bir hale getirirdi ki bu, suçun mantığına aykırıdır.