Bir sanık, daha önce hapis cezasına mahkum edilmediği bir durumda, 25 gün hapis cezasına mahkum edildiği ve mahkemenin bu cezayı TCK m. 50/3 uyarınca seçenek yaptırıma çevirmediği bir karar, hukuka aykırıdır. Bu karar kesinleştikten sonra, sanığın bu hukuka aykırılığı gidermek için başvurabileceği olağanüstü kanun yolu nedir ve sonuç ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131163

Bu durumda sanığın başvurabileceği olağanüstü kanun yolu, Adalet Bakanlığı aracılığıyla işletilen 'kanun yararına bozma' (CMK m. 309) yoludur. Sanık veya müdafii, Adalet Bakanlığı'na bir dilekçe ile başvurarak, kesinleşmiş karardaki bu açık hukuka aykırılığı bildirir. Adalet Bakanlığı, talebi yerinde görürse, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan kararın kanun yararına bozulmasını ister. Başsavcılık da dosyayı ilgili Yargıtay dairesine gönderir. Yargıtay, TCK m. 50/3'ün emredici bir hüküm olduğunu ve mahkûm olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezasının (önceden hapis cezası mahkumiyeti olmama koşuluyla) zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğini tespit eder. Mahkemenin bu kurala uymaması açık bir kanuna aykırılık olduğundan, Yargıtay, CMK m. 309 uyarınca kararı bozar. Bozma sonrası, eğer yeniden yargılama gerekmeyen bir durum varsa (ki bu olayda yoktur), Yargıtay, CMK m. 309/4-d'nin verdiği yetkiyle, hükmü düzelterek hapis cezasını doğrudan adli para cezası gibi uygun bir seçenek yaptırıma çevirebilir ve kararın düzeltilerek onanmasına karar verir. Bu karar, sanığın cezasının infazını etkiler.