TCK m. 204'ün gerekçesinde, bir belgenin varlığı için 'yazının belli bir kişiye veya kişilere izafe edilebilir olması' gerektiği belirtilmektedir. Bu 'izafe edilebilirlik' ne anlama gelir? Üzerinde kimin tarafından düzenlendiğine dair hiçbir ibare veya imza olmayan anonim bir yazı, sahtecilik suçunun konusunu oluşturabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131150

'İzafe edilebilirlik', belgedeki irade beyanının kimden kaynaklandığının, yani belgeyi kimin düzenlediğinin anlaşılabilir olması demektir. Bu, belgeye hukuki bir kimlik ve sorumluluk atfeder. TCK m. 204 gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'gerçek veya hayalî belli bir kişiye izafe edilemeyen yazılı kağıt, belge niteliği taşımaz'. Dolayısıyla, üzerinde kim tarafından düzenlendiğine dair hiçbir ibare, imza, paraf veya işaret bulunmayan, tamamen anonim nitelikteki bir yazı, hukuken bir 'belge' olarak kabul edilemez. Çünkü bu yazının bir irade beyanı olarak kimden sadır olduğu belli değildir ve hukuki bir sonuç doğurmaya elverişli değildir. Bu tür anonim bir kağıt üzerinde yapılan değişiklikler veya bu kağıdın sahte olarak üretilmesi, kamu güvenini sarsacak nitelikte görülmediği için sahtecilik suçunun konusunu oluşturmaz. Belgenin varlığı için düzenleyenin adının ve soyadının tam olarak yazılması şart olmasa da, en azından kimliğine dair bir ipucu taşıması ve bir kişiye atfedilebilir olması gerekir.