YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ'nin 2017/1802 sayılı kararında, sanığın mağduru 8 kez bıçaklayarak hayati tehlike geçirmesine ve bir böbreğini kaybetmesine neden olduğu olayda, TCK m. 35 uygulanırken cezanın neden üst sınıra yakın bir yerden belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131149

Bu kararda cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi gerektiğinin belirtilmesinin nedeni, TCK m. 35/2'de yer alan 'meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı' kriteridir. Somut olayda, sanığın eylemi sonucunda ortaya çıkan zarar ve tehlike son derece ağırdır: 1) Mağdur 8 kez bıçaklanmıştır (eylemin yoğunluğu). 2) Yaralanma sonucunda 'yaşamı tehlikeye sokan bir durum' ortaya çıkmıştır. 3) Mağdurun sağ böbreği alınmış, bu da 'duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine' neden olmuştur (TCK m. 87/2). Bu sonuçlar, kasten yaralama suçunun en ağır neticeleridir. Teşebbüs edilen adam öldürme suçu tamamlanmamış olsa da, meydana getirdiği zarar, tamamlanmış ağır bir yaralama suçunun sonucuna denktir. Bu nedenle Yargıtay, ortaya çıkan bu ağır zarar ve tehlike tablosu karşısında, teşebbüs cezasının belirlendiği 9-15 yıl aralığında alt sınırdan uzaklaşılarak, üst sınıra yakın, makul ve orantılı bir ceza tayin edilmesi gerektiğini, 13 yıl ceza verilmesinin eksik ceza tayini olduğunu belirtmiştir.