YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ'nin 2017/9418 sayılı kararında, sanık hakkında hükmedilen yargılama giderlerinin sanıklardan 'eşit olarak' yerine 'payı oranında' alınmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumun yasal dayanağı nedir ve 'eşit olarak' ile 'payları oranında' tahsil arasındaki fark nedir?
Bu durumun yasal dayanağı CMK m. 326/2'dir. Bu maddeye göre, 'İştirak halinde işlenmiş bir suç nedeniyle mahkûm edilmiş olanlara, sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilir.' Yargıtay, bu hükmü, her bir sanığın yargılama giderlerinden sadece kendi kusuruna ve davaya sebebiyet verme derecesine göre sorumlu olması gerektiği şeklinde yorumlamaktadır. Sanıklardan 'eşit olarak' tahsil kararı, her sanığın giderlere aynı oranda neden olduğunu varsayar ki bu her zaman doğru olmayabilir. 'Payları oranında' tahsil ise, mahkemenin, her bir sanığın yargılama sürecinin uzamasına veya ek masraflar yapılmasına neden olma derecesini (örneğin, bir sanığın kaçak olması, bir sanığın ek delil talepleri vb.) dikkate alarak daha adil bir dağılım yapmasını ifade eder. Ancak Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında, genellikle her bir sanığın yargılama giderlerine eşit oranda sebep olduğu kabul edilerek, toplam giderin sanık sayısına bölünmesi ve her bir sanığa 'ayrı ayrı' veya 'payı oranında' yükletilmesi gerektiği belirtilir. 'Müştereken ve müteselsilen' (birlikte ve zincirleme) sorumluluk ise ceza yargılaması giderleri için geçerli değildir.