5237 sayılı TCK m. 50/4 hükmü, 'bilinçli taksir' halinde uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini yasaklamaktadır. Bu yasağın temel mantığı ve ceza adaleti açısından gerekçesi ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131132

Bu yasağın temel mantığı, bilinçli taksirin, basit (bilinçsiz) taksire göre daha ağır bir kusurluluk şekli olmasıdır. Basit taksirde fail, özen yükümlülüğünü ihlal ederek neticeyi 'öngöremezken', bilinçli taksirde neticenin gerçekleşebileceğini 'öngörmesine' rağmen, umursamaz bir tavırla veya şansına/becerisine aşırı güvenerek hareketine devam eder. Bu durum, failin hukuka olan bağlılığının daha zayıf olduğunu ve tehlikeye karşı daha kayıtsız kaldığını gösterir. Kanun koyucu, bu daha ağır kusurluluk halini, hapis cezasının paraya çevrilmesi gibi önemli bir lehe düzenlemeden mahrum bırakarak, bilinçli taksirle suç işlenmesini caydırmayı ve bu tür fiillere karşı daha ciddi bir tepki göstermeyi amaçlamıştır. Yani, ceza adaleti açısından, neticeyi öngören ancak 'olmaz nasılsa' diyerek risk alan bir fail ile neticeyi hiç öngöremeyen dikkatsiz bir fail arasında bir ayrım yapılmak istenmiş, ilkinin hapis cezasının infazıyla ıslah edilmesi gerektiği düşüncesi ağır basmıştır.