Kooperatif karar defterine, yönetim kurulu üyesi olmayan birinin yerine sahte imza atılması eylemi, YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ'nin 2018/262 sayılı kararındaki ek gerekçeye göre neden 'resmi belgede sahtecilik' değil, 'özel belgede sahtecilik' suçunu oluşturur? Kooperatif yöneticilerinin 'kamu görevlisi gibi' cezalandırılması bu durumu değiştirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131127

Ek gerekçeye göre bu eylemin 'özel belgede sahtecilik' suçunu oluşturmasının temel nedeni, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda veya başka bir kanunda kooperatif belgelerinin 'resmi belge' sayılacağına dair açık bir hüküm bulunmamasıdır. TCK m. 2/3'teki kıyas yasağı gereği, açık kanun hükmü olmadan bir belge resmi belge sayılamaz. Kooperatifler Kanunu m. 62/3'teki 'kamu görevlisi gibi cezalandırılır' hükmü, sadece kooperatif yöneticilerinin ve memurlarının faillik statüsünü belirler. Yani bu kişiler, görevleriyle ilgili işledikleri suçlarda (örneğin görevi kötüye kullanma) kamu görevlisi gibi sorumlu olurlar. Ancak bu hüküm, düzenledikleri belgelerin niteliğini değiştirip onları 'resmi belge' haline getirmez. Belgenin niteliği ile failin statüsü farklı şeylerdir. Resmi belge, ya bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen ya da kanunda açıkça resmi belge hükmünde sayılan bir belgedir. Kooperatif karar defteri bu iki koşulu da sağlamadığı için 'özel belge' niteliğindedir. Dolayısıyla, bu defter üzerindeki sahtecilik, TCK m. 207'deki özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur.