TCK m. 35'e göre bir suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde ceza indirimi yapılırken, meydana gelen 'zarar veya tehlikenin ağırlığı' kriteri nasıl objektifleştirilir? Yargıtay kararlarında bu kritere ilişkin hangi somut unsurlar dikkate alınmaktadır?
Yargıtay, 'zarar veya tehlikenin ağırlığı' kriterini somut olayın özelliklerine göre objektifleştirmeye çalışmaktadır. Bu kriteri değerlendirirken dikkate alınan başlıca unsurlar şunlardır: 1) Mağdurun Uğradığı Fiziksel Zarar: Yaralamanın niteliği, yaranın yeri (hayati bölgeye isabet edip etmediği), yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği, hayati tehlikeye neden olup olmadığı, organ kaybına yol açıp açmadığı (Örn: YCGK 2017/299). 2) Kullanılan Aracın Tehlikeliliği ve Kullanım Şekli: Kullanılan silahın türü, ateşli silah olup olmadığı, darbe sayısı ve şiddeti (Örn: YCGK 2014/1-594). 3) Suçun Konusunun Değeri ve Niteliği: Hırsızlığa teşebbüste çalınmak istenen malın değeri, yağmaya teşebbüste malın önemi. 4) İhlal Edilen Hukuki Değerin Önemi: Eylemin cana mı, mala mı, yoksa başka bir değere mi yönelik olduğu. 5) Engel Olunma Şekli: Failin icra hareketlerinin hangi aşamasında ve ne tür bir engelle karşılaştığı. Örneğin, tam sonuca ulaşmak üzereyken engellenmesiyle, henüz icranın başındayken engellenmesi arasında tehlikenin ağırlığı farkı olabilir. Hakim, TCK m. 35/2'deki indirim oranını (1/4 ila 3/4) veya maktu ceza aralığını (9-15 yıl vb.) bu somut unsurları gerekçeli kararında tartışarak belirlemelidir.