Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/6108 sayılı kararında, dinlenme tesisi işleten sanıkların, atıksularını arıtmadan dereye deşarj etmeleri eyleminin, hem 'evsel' hem de 'endüstriyel' nitelikli atıksu içerdiği tespiti yapılmıştır. Bu tespitin, suçun nitelendirilmesi açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131115

Bu tespitin önemi, atıksuyun kirlilik potansiyelinin ve tabi olduğu yasal limitlerin belirlenmesi açısından ortaya çıkar. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, farklı kaynaklardan gelen atıksular için farklı kirlilik parametreleri ve limit değerler öngörmektedir. 'Evsel nitelikli atıksu' (lağım suyu gibi) fekal ve organik kirlilik içerirken, 'endüstriyel nitelikli atıksu' (karara konu olaydaki taşıt yıkama suyu gibi) kimyasal maddeler, yağ, deterjan gibi daha farklı ve potansiyel olarak daha tehlikeli kirleticiler içerebilir. Bilirkişi raporunda, atıksuyun sadece evsel değil, aynı zamanda endüstriyel nitelikte olduğunun tespiti, eylemin çevreye zarar verme potansiyelinin daha yüksek olduğunu ve Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin ilgili tablolarındaki (olayda Tablo 20.3) endüstriyel deşarj limitlerine aykırılık oluşturduğunu ortaya koyar. Bu durum, sanıkların 'teknik usullere aykırılık' şeklindeki objektif unsuru daha ağır bir şekilde ihlal ettiğini gösterir ve TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde aleyhe bir faktör olarak dikkate alınabilir.