TCK m. 182'de düzenlenen çevrenin taksirle kirletilmesi suçunda, 'çevreye zarar verecek şekilde' ifadesi, suçun unsurlarının ispatı bakımından ne anlama gelmektedir? Bir atığın, ilgili yönetmeliklerdeki limit değerleri aştığının tespiti, tek başına bu unsurun gerçekleştiğini ispata yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131106

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin istikrarlı kararlarında (örn: 2018/8238) belirtildiği üzere, 'çevreye zarar verecek şekilde' ifadesi, 'zarar verme ihtimalini' veya 'zarar vermeye elverişliliği' anlatır. Bu bir tehlike suçudur. Bir atığın, ilgili yönetmeliklerde (örn: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği) belirtilen limit değerleri aştığının bilimsel olarak (laboratuvar analizi ile) tespiti, kural olarak atığın çevreye zarar verme potansiyeli taşıdığını, yani 'çevreye zarar verecek şekilde' olma unsurunu ispatlamaya yeterlidir. Çünkü bu limit değerler, bilimsel veriler ışığında, aşıldığı takdirde alıcı ortamda kirlenme tehlikesi yaratacak seviyeler olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, limitlerin aşıldığı kanıtlandığında, ayrıca somut bir zararın (balık ölümü, bitki kuruması vb.) meydana geldiğini ispatlamaya gerek yoktur. Atığın limitleri aşması, 'zarar verme elverişliliğini' karine olarak ortaya koyar ve suçun bu unsuru gerçekleşmiş sayılır.