Bir sanığın, uyuşturucu maddeyi satıcısından satın alma konusunda anlaştıktan sonra, polis takibinden şüphelenerek ve malın kalitesini beğenmeyerek almaktan vazgeçmesi eyleminde, vazgeçmenin 'gönüllü' olup olmadığını değerlendirirken failin saiki (nedeni) önemli midir? Ceza Genel Kurulu'nun 2015/62 sayılı kararı bu konuda ne söylemektedir?
Failin vazgeçme saiki (nedeni), vazgeçmenin 'gönüllü' olup olmadığını belirlemede kural olarak önemli değildir. Ceza Genel Kurulu'nun 2015/62 sayılı kararında ve genel olarak ceza hukuku doktrininde kabul edildiği üzere, önemli olan, failin suçu tamamlama imkanı varken, herhangi bir dış zorlama olmaksızın, kendi otonom kararıyla eylemine son vermesidir. Failin bu kararı ahlaki bir pişmanlıktan, tanrı korkusundan, yakalanma korkusundan, mağdura acımasından veya somut olaydaki gibi ticari bir kaygıdan (malın kalitesiz bulunması) kaynaklanabilir. Vazgeçmenin kaynağının ne olduğu, samimi bir pişmanlığa dayanıp dayanmadığı araştırılmaz. Yeter ki vazgeçme, failin iradesi dışında bir engele (örn: polis baskını) dayanmasın. YCGK kararında da, sanıkların malın kalitesini beğenmemesi ve polis takibinden şüphelenmeleri gibi nedenlerle alışverişten vazgeçmeleri, dış bir zorlama olmadığı için 'gönüllü vazgeçme' (TCK m. 36) olarak kabul edilmiş ve teşebbüsten sorumlu tutulmamışlardır.