Sanığın, kuyumcuya ayarı düşük bilezikleri '22 ayar altın' olduğu yalanını söyleyerek satmaya çalıştığı, ancak kuyumcunun kontrol ederek durumu anladığı ve bilezikleri almadığı bir olayda, YARGITAY 23. CEZA DAİRESİ'nin 2015/3977 sayılı kararına göre dolandırıcılık suçu neden teşebbüs aşamasında kalmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131102

Bu olayda dolandırıcılık suçu teşebbüs aşamasında kalmıştır çünkü fail, suçu tamamlamak için gerekli icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan bir nedenle (mağdurun aldanmaması) neticeyi (menfaat teminini) gerçekleştirememiştir. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, sanığın, ayarı düşük bilezikleri kuyumcuya vermesi ve 22 ayar olduğunu söylemesi, dolandırıcılık suçunun 'icra hareketlerine başlama' unsurunu oluşturur (TCK m. 35). Ancak suçun tamamlanması için kuyumcunun aldanarak parayı vermesi, yani sanığın haksız bir menfaat temin etmesi gerekiyordu. Kuyumcunun, mesleki bilgisi ve yaptığı kontrol sayesinde aldanmaması ve bilezikleri almayı reddetmesi, failin 'elinde olmayan bir neden'dir. Bu dış engel nedeniyle suçun maddi unsurlarından olan 'yarar sağlama' gerçekleşememiştir. Bu nedenle eylem, tamamlanmış dolandırıcılık değil, dolandırıcılığa teşebbüs (TCK m. 157, 35) olarak kabul edilmelidir.