YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ'nin 2017/9418 sayılı kararında, hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle, devam eden bir davada mahkemenin ne yapması gerektiği belirtilmiştir? Bu durum, ceza muhakemesi hukukunun hangi temel ilkesinin bir yansımasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131096

Yargıtay kararında, 6763 sayılı Kanun ile hırsızlık suçunun (TCK m. 141) uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle, derdest olan davada mahkemenin öncelikle CMK m. 253 ve 254'teki usule göre taraflara uzlaşma teklifinde bulunması, yani 'uzlaştırma prosedürünü' işletmesi gerektiği belirtilmiştir. Uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam edilecek, sağlanırsa dava düşecektir. Bu durum, ceza muhakemesi hukukundaki 'lehe kanun derhal uygulanır' ilkesinin bir yansımasıdır. TCK m. 7/2'ye göre, suçun işlendiği zaman ile hükmün verildiği zaman arasında farklı kanunlar yürürlüğe girmişse, failin lehine olan kanun uygulanır. Uzlaşma, fail lehine sonuçlar doğuran (davanın düşmesi gibi) bir kurum olduğu için, kanun değişikliğiyle sonradan uzlaşma kapsamına alınan suçlarda, kesinleşmemiş tüm dosyalarda bu yeni lehe hükmün uygulanması zorunludur. Mahkemenin bu prosedürü işletmeden mahkumiyet kararı vermesi bozma nedenidir.