YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ'nin 2013/3957 sayılı kararına göre, bir kişiyi işe sokacağını vaat edip ondan belgeler alan ancak herhangi bir maddi menfaat talep veya temin etmeyen sanığın eylemi neden dolandırıcılık suçuna teşebbüs olarak dahi kabul edilmemiştir?
Dolandırıcılık suçunun (TCK m. 157) oluşabilmesi için failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerekir. Teşebbüsün (TCK m. 35) varlığı için ise, failin bu neticeye (yarar sağlama) yönelik elverişli icra hareketlerine başlaması gerekir. YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ'nin 2013/3957 sayılı kararında sanık, katılanı işe sokma vaadiyle kandırmış ancak ondan herhangi bir para veya başka bir maddi menfaat talep etmemiştir. Sadece bazı belgeler almıştır. Yargıtay'a göre, 'kendisine veya başkasına yarar sağlama' unsuruna yönelik bir icra hareketi (para isteme, para alma vb.) başlamadığı için, dolandırıcılık suçunun icra hareketlerine de başlanmamıştır. Sanığın eylemleri, sadece kandırma amaçlı olup, suçun maddi unsuru olan 'menfaat temini'ne yönelik bir girişim içermediğinden, hazırlık hareketi aşamasını geçememiş ve ne tamamlanmış ne de teşebbüs aşamasında kalmış bir suçun varlığından söz edilemeyeceğine karar verilmiştir. Bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.