Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 2014/1-594 sayılı kararında yer alan olayda, sanığın eşini 6 kez bıçaklamasına ve mağdurun hayati tehlike geçirmemesine rağmen, eylemin 'kasten yaralama' değil, 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak kabul edilmesinin temel gerekçeleri nelerdir?
Ceza Genel Kurulu, kasten yaralama ile kasten öldürmeye teşebbüs arasındaki ayrımın temel kriterinin 'manevi unsur (kast)' olduğunu vurgulamıştır. Failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunu belirlerken şu objektif ölçütler esas alınır: 1) Fail ile mağdur arasındaki husumetin derecesi, 2) Kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, 3) Darbe sayısı ve şiddeti, 4) Hedef alınan vücut bölgesinin hayati önemi, 5) Failin eylemine dış bir engel nedeniyle mi yoksa kendi isteğiyle mi son verdiği. YCGK 2014/1-594 sayılı kararında, sanığın eylemi 'kasten öldürmeye teşebbüs' olarak kabul edilmiştir çünkü: a) Sanık olaydan önce eşini 'ayrılırsan seni öldürürüm' diye tehdit etmiştir (husumet). b) Kullanılan bıçak öldürmeye elverişlidir. c) Mağdura 6 adet darbe vurulmuş, ayrıca boyun bölgesine de hamle yapılmıştır (darbe sayısı ve hedef). d) Sanık eylemine, tanıkların plastik boru ile eline vurarak müdahale etmesi sonucu, yani bir 'engel sebep' nedeniyle son vermiştir. Mağdurun yaralarının hayati tehlike oluşturmaması tek başına kastın yaralamaya yönelik olduğunu göstermez. Diğer tüm bu objektif kriterler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu sonucuna varılmıştır.