YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ'nin 2014/10097 sayılı kararında, avukat olan sanığın görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilirken TCK m. 50, 51 ve CMK m. 231'in (HAGB) uygulanmamasının gerekçesi neden 'yetersiz' bulunmuştur? Bu üç kurumun uygulanma kriterleri arasındaki farklar nelerdir?
Kararda, mahkemenin 'sanık hakkında müspet kanaat hasıl olmadığı' şeklindeki soyut ve genel gerekçesi, bu üç farklı kurumun uygulanmamasını açıklamak için yetersiz bulunmuştur. Çünkü TCK m. 50 (seçenek yaptırımlar), TCK m. 51 (erteleme) ve CMK m. 231 (HAGB) kurumlarının her birinin kendine özgü ve farklı uygulama koşulları vardır. Mahkemenin, her bir kurum için ayrı ayrı değerlendirme yapması ve kanunda belirtilen spesifik kriterlere dayanan gerekçeler sunması gerekir. Örneğin: - HAGB (CMK m. 231) için temel kriter 'sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması'dır. - Erteleme (TCK m. 51) için temel kriter 'yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması'dır. - Seçenek Yaptırımlar (TCK m. 50) için ise 'suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler' gibi daha geniş bir kriter seti değerlendirilir. Bu kriterler aynı olmadığından, tek bir soyut gerekçe ile üç kurumun da reddedilmesi, gerekçeli karar hakkının (Anayasa m. 141, CMK m. 34) ihlali sayılmıştır.