TCK m. 35'e göre, gönüllü vazgeçme ile suça teşebbüs arasındaki temel fark nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/62 sayılı kararında, uyuşturucu maddeyi kalitesiz bulup almaktan vazgeçen sanıkların eylemi neden 'gönüllü vazgeçme' olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131071

Gönüllü vazgeçme (TCK m. 36) ile suça teşebbüs (TCK m. 35) arasındaki temel fark, suçun tamamlanamamasının nedenidir. Teşebbüste suç, failin 'elinde olmayan nedenlerle' (örneğin yakalanma, mağdurun direnci, üçüncü kişinin müdahalesi) tamamlanamaz. Gönüllü vazgeçmede ise fail, suçu tamamlama imkanına sahip olduğu halde, kendi 'iradesiyle' ve dış bir zorlama olmaksızın suç işlemekten vazgeçer. YCGK 2015/62 sayılı kararında, uyuşturucu madde satın almak için satıcının evine giden sanıkların, maddeyi gördükten sonra 'bunlar tohumluk, bize yaramaz' diyerek kalitesini beğenmemeleri ve fiyatını yüksek bulmaları nedeniyle almaktan vazgeçmeleri 'gönüllü vazgeçme' olarak kabul edilmiştir. Çünkü sanıkların uyuşturucuyu almalarına engel olan bir dış faktör (polis baskını, satıcının satmaktan vazgeçmesi vb.) yoktur. Suçu tamamlama imkanları varken, kendi otonom kararlarıyla (sebebi ister pişmanlık, ister ticari kaygı olsun fark etmez) icra hareketlerine son vermişlerdir. Bu nedenle, teşebbüsten sorumlu tutulmayıp, TCK m. 36 uyarınca cezalandırılmamaları gerektiğine karar verilmiştir.