Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/4132 sayılı kararında, özel bir denizcilik kursu yöneticisinin sahtecilik eylemi nedeniyle yargılandığı davada, neden 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınması ve görevli mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğu belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131070

Bu durumun sebebi, özel kanunla yapılan bir atıftır. YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ'nin 2017/4132 sayılı kararında atıf yapılan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9/son maddesi, bu kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen gibi personelin, görevleriyle ilgili işledikleri suçlardan dolayı TCK'nın uygulanması bakımından 'kamu görevlisi' sayılacağını düzenlemiştir. Sanık, kurs yöneticisi olduğu için bu kanun kapsamında kamu görevlisi sayılmaktadır. Sahtecilik eylemi de göreviyle ilgilidir. Bu nedenle, eyleminin TCK m. 204/1 (sivilin sahteciliği) değil, TCK m. 204/2 (kamu görevlisinin sahteciliği) kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Aynı kanun maddesi, bu kişiler hakkındaki soruşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'a göre yapılmasını öngördüğü için, haklarında dava açılmadan önce yetkili merciden soruşturma izni alınması bir dava şartıdır. Ayrıca, TCK m. 204/2'de düzenlenen suçun cezasının üst sınırı itibarıyla yargılama yapma görevi, 5235 sayılı Kanun uyarınca Asliye Ceza Mahkemesi'ne değil, Ağır Ceza Mahkemesi'ne aittir. Bu nedenlerle Yargıtay, soruşturma izni alınması ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönünde bozma kararı vermiştir.