Bir noter vekili, kimlik tespiti yaparken Noterlik Kanunu Yönetmeliği'ne aykırı olarak, nüfus cüzdanının aslını görmeden fotokopi üzerinden işlem yaparsa ve bu işlem sonucunda sahte bir vekaletname düzenlenirse, noter vekilinin eylemi TCK açısından hangi suçu oluşturabilir? YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ'nin 2016/547 sayılı kararındaki değerlendirmeyi açıklayınız.
YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ'nin 2016/547 sayılı kararına göre, noter vekilinin bu eylemi, TCK m. 257/2'de düzenlenen 'görevi ihmal' suçunu oluşturur. Noter vekili, sahtecilik fiilini doğrudan işleyen (sahte kimlikle başvuran) kişilerle iştirak iradesi içinde değilse, yani sahtecilik kastı yoksa, TCK m. 204'ten sorumlu tutulamaz. Ancak, Noterlik Kanunu Yönetmeliği'nin getirdiği 'kimlik aslını görerek işlem yapma' yükümlülüğüne aykırı davranarak, yani görevini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek (ihmal göstererek) sahte bir belgenin düzenlenmesine sebebiyet vermiştir. Bu ihmali davranış, görevinin gereklerine aykırı hareket etmektir. Kararda, bu ihmal sonucunda kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına yol açılıp açılmadığının (TCK m. 257'nin netice unsurları) tartışılarak, sonucuna göre TCK m. 257/2'den mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, kastın yokluğu halinde eylem sahtecilik değil, görevi kötüye kullanmanın ihmali şekli olan görevi ihmal suçunu oluşturmaktadır.