TCK m. 204/2'de düzenlenen 'gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen' kamu görevlisi ifadesi ne tür bir sahteciliğe işaret etmektedir? Ceza Genel Kurulu'nun 2019/391 sayılı kararına konu olan olayda, posta dağıtıcısının tebligatı adrese götürmediği halde 'adreste bulunamadı' şerhi düşmesi eylemi neden bu kapsamda değerlendirilmiştir?
TCK m. 204/2'deki 'gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen' ifadesi, 'fikri sahtecilik' veya 'içerik sahteciliği' olarak bilinen sahtecilik türüne işaret etmektedir. Burada belge dış görünüş itibarıyla (imza, mühür vs.) sahte değildir, yani belgeyi düzenleyen kişi gerçekten o kamu görevlisidir. Ancak belgenin içeriği, yani ispat ettiği olay veya beyan gerçeğe aykırıdır. Ceza Genel Kurulu'nun 2019/391 sayılı kararında, posta dağıtıcısı olan sanık, görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu tebligat evrakına, gerçekte adrese gitmediği halde gitmiş ve muhatabı bulamamış gibi 'adreste bulunamadı' şerhi düşmüştür. Bu eylemle, kendi huzurunda gerçekleşmemiş bir olayı (adrese gitme ve muhatabı bulamama) gerçekleşmiş gibi göstererek içeriği sahte bir resmi belge düzenlemiş olmaktadır. Bu durum, TCK m. 204/2'de tanımlanan fikri sahtecilik suçunun tipik bir örneğidir ve sanığın eylemi bu nedenle 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' olarak nitelendirilmiştir.