TCK m. 50/2'de 'Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez' denilmektedir. Ceza Genel Kurulu'nun 2019/317 E. sayılı kararı ışığında bu yasağın kapsamını ve istisnalarını tartışınız. Hakim, seçeneği hapisten yana kullandıktan sonra bu cezayı TCK m. 50/1'deki diğer tedbirlere (örneğin kamuya yararlı işte çalışma) çevirebilir mi?
TCK m. 50/2'deki yasak, mutlaktır ancak kapsamı sadece 'adli para cezasına çevirme' ile sınırlıdır. Yani, bir suçun yaptırımı (örneğin TCK m. 86/2'deki gibi) 'hapis VEYA adli para cezası' ise ve hakim takdirini hapisten yana kullanmışsa, bu hapis cezasını TCK m. 50/1-a uyarınca tekrar adli para cezasına çeviremez. Bu, kanun koyucunun bilinçli bir tercihidir ve hakimin takdirinin dolanılmasını önlemeyi amaçlar. Ancak Ceza Genel Kurulu'nun 2019/317 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu yasak TCK m. 50/1'de sayılan diğer seçenek yaptırımlar (b, c, d, e, f bentleri) için geçerli değildir. Kanun koyucu sadece adli para cezasını yasaklamış, diğer tedbirler yönünden bir kısıtlama getirmemiştir. Ceza hukukundaki kıyas yasağı ve lehe yorum ilkesi gereği, bu yasak genişletilemez. Dolayısıyla, hakim seçimlik cezalardan hapis cezasını tercih ettikten sonra, eğer koşulları varsa, bu kısa süreli hapis cezasını adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine (örneğin, mağdurun zararını giderme, bir eğitim kurumuna devam etme, belirli yerlere gitmekten yasaklanma, kamuya yararlı işte çalışma vb.) çevirebilir.