Bir fabrika müdürü, denetim sırasında alınan anlık atıksu numunesinin yasal limitlerin biraz üzerinde çıkması üzerine TCK m. 182'den yargılanmaktadır. Savunmasında, bunun anlık bir pompa arızasından kaynaklandığını, normalde arıtma yaptıklarını ve 24 saatlik kompozit numune alınması gerektiğini iddia etmiştir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/992 sayılı kararı ışığında, mahkeme sanığın kusurluluğunu (kast veya taksir) belirlerken hangi hususları araştırmalıdır?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/992 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin sadece tek bir anlık numune sonucuna dayanarak hüküm kurması eksik kovuşturma olur. Mahkeme, sanığın kusurluluğunu doğru bir şekilde tespit etmek için şu hususları araştırmalıdır: 1) Tesisin genel çalışma düzeni ve arıtma tesisinin varlığı/kapasitesi. 2) Önceki denetim sonuçları ve şirketin çevre mevzuatına uyum konusundaki geçmişi. 3) Sanığın iddia ettiği gibi anlık bir arızanın mümkün olup olmadığı, bu arızanın öngörülebilir veya önlenebilir olup olmadığı. 4) İlgili yönetmeliklerin anlık numune mi yoksa kompozit (belirli bir süreyi temsil eden karışık) numune mi gerektirdiği. 5) Limit değerin ne kadar aşıldığı; bu aşımın sürekli bir ihmalin mi yoksa gerçekten anlık bir sorunun mu sonucu olduğu. Bu araştırmalar sonucunda, eğer limit aşımının öngörülemeyen ve derhal müdahale edilen bir arızadan kaynaklandığı anlaşılırsa taksirin varlığından söz edilemeyebilir. Ancak tesisin sürekli olarak sınırda çalıştığı, arızaların sık ve öngörülebilir olduğu, gerekli bakım ve özenin gösterilmediği tespit edilirse, en azından taksirle (TCK m. 182) sorumluluk gündeme gelir. Eğer arıtma tesisi kasten çalıştırılmıyorsa eylem kasten (TCK m. 181) işlenmiş sayılır.