TCK m. 182/1'de düzenlenen çevrenin taksirle kirletilmesi suçunda, 'atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması' hali neden daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır? 'Kalıcı etki' kavramından ne anlaşılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131048

Bu nitelikli halin daha ağır bir yaptırıma bağlanmasının sebebi, kirliliğin etkilerinin geçici olmaması, çevre üzerindeki olumsuz sonuçların uzun bir süre devam etmesi ve geri döndürülmesinin zor veya imkansız olmasıdır. TCK m. 182/1'deki temel suç, bir tehlike suçudur ve kirlenme ihtimali yeterlidir. Ancak kirlilik fiilen meydana gelip bir de 'kalıcı etki' bırakmışsa, korunan hukuki değere (sağlıklı çevre hakkı) verilen zarar daha büyüktür. 'Kalıcı etki' kavramı, atığın alıcı ortamın (toprak, su, hava) doğal yapısını, ekolojik dengesini bozarak kendi kendine veya basit müdahalelerle kısa sürede eski haline dönemeyecek şekilde değiştirmesidir. Örneğin, toprağa bırakılan bir kimyasalın toprağın verimliliğini yıllarca yok etmesi, bir göle dökülen zehirli atığın göldeki canlı yaşamını tamamen bitirmesi ve ekosistemin çökmesi gibi durumlar kalıcı etkiye örnek olarak verilebilir. YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ'nin 2018/8238 sayılı kararında, bilirkişi raporuna dayanarak limit değerleri aşan atıksu deşarjının çevreye zarar verebilecek nitelikte olduğu ancak 'kalıcı özellik gösterebilecek nitelikte kirliliğin olmadığı' tespiti yapılmış, bu durumun sadece temel ceza için yeterli olduğu, nitelikli halin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu da kalıcılığın ayrıca ve özel olarak tespit edilmesi gerektiğini göstermektedir.