Resmi belgede sahtecilik suçunun oluşumu için temel bir unsur olan 'aldatıcılık (iğfal) kabiliyeti' ne anlama gelir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/1238 sayılı kararına göre, usulüne uygun onaylanmış bir tapu kaydı örneğindeki metrekare kısmının yanında yer alan hektar bölümüne sonradan kalemle ekleme yapılması neden aldatma kabiliyetine sahip bulunmamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131041

'Aldatıcılık (iğfal) kabiliyeti', sahte belgenin, özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça, normal bir kişiyi gerçek bir belge olduğu konusunda yanıltma potansiyeline sahip olmasıdır. Sahteciliğin ilk bakışta kolayca anlaşılabilir olması durumunda aldatma kabiliyeti yoktur ve suç oluşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre bu kabiliyetin objektif olarak var olması gerekir; muhatabın dikkatsizliğinden kaynaklanan aldanma, aldatma kabiliyetinin varlığını göstermez. YCGK 2016/1238 sayılı kararına konu olayda, tapu kayıt örnekleri gibi resmi belgeler genellikle belirli bir formatta (örn: daktilo veya bilgisayar çıktısı) düzenlenir. Bu belgelerde daktilo ile yazılmış rakamların yanına sonradan kalemle ekleme yapılması, belgenin bütünlüğü ve düzenleniş biçimiyle açık bir tezat oluşturur. Bu tür bir değişiklik, belgenin resmiyetine ve yeknesaklığına aşina olan herhangi bir kişi tarafından ilk bakışta fark edilebilecek niteliktedir. Bu nedenle Yargıtay, tahrifatın bariz olması ve kolayca anlaşılabilmesi sebebiyle belgenin 'aldatma kabiliyetinin bulunmadığına' ve dolayısıyla resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir.