Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/2806 sayılı kararına göre, bir şirket yetkilisinin SGK'ya elektronik ortamda, hukuka uygun şifreyle ancak 'güvenli elektronik imza' kullanmadan gerçeğe aykırı bir 'işe giriş bildirgesi' göndermesi eylemi neden TCK m. 204 kapsamında resmi belgede sahtecilik suçu olarak nitelendirilmemiştir?
Bu eylemin TCK m. 204 kapsamında resmi belgede sahtecilik olarak nitelendirilmemesinin birden fazla nedeni vardır: 1) Belge Niteliği Sorunu: Yargıtay, elektronik ortamdaki verilerin 'belge' sayılabilmesi için 'güvenli elektronik imza' ile imzalanmış olması veya kanunda açıkça belge olarak kabul edilmiş olması gerektiğini belirtmektedir. Somut olaydaki işe giriş bildirgesi, güvenli elektronik imza taşımadığı ve 5510 sayılı Kanun'un 100. maddesi kapsamında SGK tarafından re'sen veya talep üzerine düzenlenen bir belge olmadığı, sadece bir beyan olduğu için TCK m. 204 anlamında 'resmi belge' niteliğinde görülmemiştir. 2) Fikri Sahtecilik Yasağı: Sanığın eylemi, mevcut bir belgeyi tahrif etmek (maddi sahtecilik) değil, içeriği gerçeğe aykırı bir beyanda bulunmaktır (fikri sahtecilik). TCK m. 204/1, sivil kişiler için fikri sahteciliği cezalandırmamaktadır. TCK m. 204/2 ise kamu görevlilerinin görevleri gereği düzenledikleri belgelerde fikri sahteciliği cezalandırır ki sanık bu vasıfta değildir. Sonuç olarak, hem suçun maddi konusunun 'resmi belge' niteliği taşımaması hem de eylemin sivil kişi tarafından işlenen bir fikri sahtecilik olması nedeniyle TCK m. 204'ün unsurları oluşmamıştır.