YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ'nin 2017/5217 sayılı kararına göre, iş makinesinden mazot çalmaya çalışan sanıkların, mazotun bir kısmını yere dökmeleri sonucu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına dair yerel mahkeme kararı neden 'aleyhe temyiz olmadığından' bozulmamıştır? Bu durum, hırsızlık suçunun ne zaman tamamlandığını gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #131037

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/5217 sayılı kararına göre, sanıkların mazotun bir kısmını yere dökmeleri, o kısım üzerinde katılanın 'tasarruf olanağının kaybolması' sonucunu doğurduğundan, hırsızlık suçu aslında tamamlanmıştır. Hırsızlık suçunun tamamlanması için çalınan malın failin egemenlik alanına sokulması yeterlidir. Yere dökülen mazot, artık malikin zilyetlik ve tasarrufundan çıkmıştır. Dolayısıyla, yerel mahkemenin eylemi teşebbüs (TCK m. 35) aşamasında kabul ederek eksik ceza tayin etmesi hukuka aykırıdır. Ancak, bu hukuka aykırılık sanıkların aleyhine bir durum oluşturduğu ve kararı sadece sanık tarafı (veya aleyhe olmayan bir taraf) temyiz ettiği için, 'aleyhe temyiz olmaması' ilkesi (CMUK m. 326/son) gereğince karar sanıkların aleyhine olacak şekilde bozulamamıştır. Bu ilke uyarınca, temyiz sonucunda verilecek ceza, bozulan hükümdeki cezadan daha ağır olamaz. Bu nedenle Yargıtay, hatayı tespit etmiş ancak aleyhe bozma yasağı nedeniyle hükmü bu yönden bozmamıştır.