Bir binanın depremde yıkılmasıyla ilgili ceza davalarında, 'bilinçli taksirin' koşulu olarak aranan 'neticenin gerçekleşmeyeceğine duyulan güven' unsuru, bir müteahhit veya mühendis için nasıl değerlendirilmelidir?
Bu güvenin, objektif olarak kabul edilebilir, somut bir temele dayanması gerekir. Failin sadece 'bir şey olmaz' şeklindeki soyut ve iyimser düşüncesi yeterli değildir. Örneğin, bir mühendisin statik hesaplamaları yaparken bilime ve tekniğe uygun bir yönteme güvenmesi, ancak bu yöntemde öngörülemeyen bir hata olması durumunda bilinçli taksirden söz edilebilir. Ancak, bilerek ve isteyerek yönetmeliğe aykırı, dayanıksız malzeme kullanması durumunda, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair meşru bir güvenden bahsedilemez.