Yargıtay'ın, bir binanın depremde yıkılmasından sorumlu olan kişilerin kusurunu belirlerken 'olası kast' yerine genellikle 'bilinçli taksir' yönünde karar vermesinin ardındaki temel hukuki argüman ne olabilir?
Metin yazarı olası kastı savunsa da, Yargıtay'ın genellikle bilinçli taksir yönünde karar vermesinin ardındaki temel hukuki argüman, TCK m. 22/3'teki 'neticenin istenmemesi' unsurunun geniş yorumlanmasıdır. Bu yoruma göre, müteahhit veya mühendis, binayı dayanıksız yaparak yıkılma riskini öngörse bile, nihai olarak (kendi ticari menfaati, itibarı veya içinde yaşayacak insanların canı nedeniyle) binanın yıkılmasını ve insanların ölmesini 'istemez'. Failin, 'bir şekilde yıkılmaz, bir şey olmaz' şeklindeki umuduna veya şansa dayalı güvenine ağırlık verilir. Bu yaklaşım, failin neticeye kayıtsız kalmasından (olası kast) ziyade, risk almasına rağmen neticenin gerçekleşmeyeceğine dair (mantıksız da olsa) bir inançla hareket ettiğini (bilinçli taksir) kabul eder. Bu, olası kastın sübjektif unsurunun ispatındaki zorluktan da kaynaklanan, daha fail lehine bir yorumdur (sen.av.tr/tr/makale/ binalarda-kolon-kesilmesi-ve-kiris-kirilmasinin-kusur-derecesine-etkisi).