Metinde, Pandemi Genelgesi'ndeki 'konaklama tesislerine' tanınan istisnaların 'dış ve iç turizme ve bu sektörden gelecek paraya ihtiyacımız var' gerekçesine dayandığı belirtilmektedir. Bu gerekçe, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi açısından 'haklı bir neden' olarak kabul edilebilir mi?
Bu durum, eşitlik ilkesinin yorumlanması açısından son derece tartışmalıdır. Anayasa'ya göre, kanun önünde herkes eşittir ve devlet organları eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır. Ancak bu mutlak bir eşitlik değildir; 'aynı hukuki durumda' olanlara aynı, 'farklı hukuki durumda' olanlara farklı kuralların uygulanması mümkündür. Buradaki kritik soru, bir otel restoranı ile bağımsız bir restoranın 'aynı hukuki durumda' olup olmadığıdır. Ekonomik gerekçeler (turizm gelirleri), belirli bir sektöre pozitif ayrımcılık yapmak için 'haklı bir neden' olarak kullanılabilir mi? Kamu sağlığı gibi daha üstün bir kamu yararı söz konusu olduğunda, sadece ekonomik gerekçelerle yapılan bu tür bir ayrımcılığın, eşitlik ilkesinin ruhuna ve 'ölçülülük' ilkesine aykırı olduğu güçlü bir şekilde savunulabilir. Metin yazarı da bu uygulamanın 'çifte standart' olduğunu ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunmaktadır (sen.av.tr/tr/makale/kademeli-normallesme-tedbirleri-genelgesi).