Bir sanığın, hırsızlık malı olduğunu bilmediğini ancak piyasa değerinin çok altında aldığı için 'şüphelendiğini' ikrar etmesi, TCK m. 165 açısından hangi kast türünün tartışılmasına yol açar?
Bu durum, TCK m. 21/2'de düzenlenen 'olası kast'ın tartışılmasına yol açar. Doğrudan kast, failin neticeyi 'bilerek ve isteyerek' hareket etmesidir. Olası kastta ise, fail, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini 'öngörmesine rağmen', fiili işlemekten geri kalmaz; yani 'olursa olsun' diyerek neticeyi kabullenir. Sanığın, malın çalıntı olabileceğinden 'şüphelendiğini' ancak yine de, bu riski göze alarak, piyasa değerinin altındaki fiyattan yararlanmak için malı satın aldığını ikrar etmesi, tipik bir olası kast durumudur. Yargıtay, bu tür durumlarda TCK m. 165'in olası kastla da işlenebileceğini kabul etmektedir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suc-esyasinin-satin-alinmasi-satilmasi-kabul-edilmesi-sucu-cezasi.html).