VUK m. 371'deki pişmanlık hükümlerinden yararlanılarak vergi ve cezanın ödenmesi, daha sonra bu işleme karşı dava açılmasına engel teşkil eder mi?
Evet, teşkil eder. Pişmanlık ve ıslah (VUK m. 371), idari bir çözüm yoludur ve vergi ihtilafını dava aşamasına gelmeden sona erdirmeyi amaçlar. Mükellef, pişmanlık hükümlerinden yararlanarak beyannamesini verdiğinde ve tahakkuk eden vergi ve zammı ödediğinde, vergi ve ceza konusunda idare ile uzlaşmış sayılır. Bu işlem, bir nevi ihtilafı sona erdiren bir sözleşme niteliği taşır. Dolayısıyla, pişmanlık hükümlerinden kendi iradesiyle yararlanan bir mükellef, daha sonra aynı vergilendirme işlemi için 'hata olduğu' veya 'hukuka aykırı olduğu' iddiasıyla dava açamaz. Bu durum, 'çelişkili davranış yasağı' (venire contra factum proprium) ilkesinin de bir gereğidir (kadimhukuk.com.tr/makale/vergi-hatalari/ ile genel vergi hukuku ilkeleri).