CMK m. 196/4'te belirtilen 'zorunluluk hali' kavramı, sanığın SEGBİS ile duruşmaya katılımı için objektif mi yoksa subjektif kriterlere mi dayanmalıdır?
'Zorunluluk hali', objektif ve somut kriterlere dayanmalıdır. Bu, mahkemenin keyfi takdirine bırakılmış bir kavram değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına (örn: Atilla Darendeli) göre, zorunluluk halinin varlığı, denetime elverişli, somut ve olaya özgü gerekçelerle ortaya konulmalıdır. Bu gerekçeler; 'kamu güvenliğinin sağlanması' (sanığın çok tehlikeli olması ve naklinin riskli olması), 'sanığın sağlık durumu' (nakle elverişli olmaması), 'yargılamanın yapılacağı yer ile sanığın bulunduğu yer arasındaki aşırı mesafe' gibi objektif, ölçülebilir ve ispatlanabilir nedenler olmalıdır. Sadece iş yükü, usul ekonomisi gibi soyut ve subjektif gerekçeler, temel bir hak olan duruşmada hazır bulunma hakkını kısıtlamak için yeterli 'zorunluluk hali' olarak kabul edilemez (www.zulkufarslan.av.tr/durusmada-hazir-bulunma/).