Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/16645 K. sayılı kararında, sanıkların çalıntı araçlarla birbirlerini takip ederken yakalanmaları durumunda, eylemlerinin neden hırsızlık değil de TCK m. 165 olduğu sonucuna varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #130295

Bu kararda, sanıkların çalıntı araçlarla yakalanmış olmalarına rağmen, bu araçları 'bizzat hırsızladıklarına' ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığı vurgulanmaktadır. Sanıkların bu yönde bir ikrarı yoktur ve onları hırsızlık eylemiyle doğrudan ilişkilendiren başka bir delil (tanık beyanı, parmak izi vb.) de dosyada mevcut değildir. Sanıkların araçları satın aldıklarına ilişkin savunmaları da bulunmaktadır. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince, hırsızlık suçunun sübutu konusunda kesin bir kanaate varılamadığı için, mahkumiyete yeterli olmayan bu şüphe nedeniyle sanıklar hırsızlıktan sorumlu tutulamaz. Ancak, çalıntı olduğunu bildikleri veya bilmeleri gereken araçları kullanmaları (kabul etmeleri) sabit olduğundan, eylemleri sübut bulan ve daha lehe olan TCK m. 165 (suç eşyasının satın alınması/kabul edilmesi) kapsamında değerlendirilmiştir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/suc-esyasinin-satin-alinmasi-satilmasi-kabul-edilmesi-sucu-cezasi.html).