Tasarlayarak insan öldürme suçunda, failin kendisine karşı işlenen bir cinsel istismar suçundan yıllar sonra tesadüfen mağdurla karşılaşması ve bir plan yaparak onu öldürmesi örneği verilmektedir. Bu durumda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği savunulurken, hangi psikolojik varsayıma dayanılmaktadır?
Bu durumda haksız tahrikin uygulanabileceği savunulur. Bu savunma, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar gibi ağır travmatik eylemlerin, fail (bu olayda mağdur) üzerinde yarattığı 'şiddetli elemin' veya 'psikolojik etkinin' yıllar boyunca devam edebileceği varsayımına dayanmaktadır. Bu görüşe göre, geçen uzun zaman, bu derin travmanın yarattığı öfke ve ızdırabı ortadan kaldırmaz. Fail, mağduru tesadüfen gördüğünde, bu bastırılmış duygular yeniden tetiklenebilir ve suç, bu devam eden psişik etkinin bir sonucu olarak işlenebilir. Bu durumda, planlama eylemi dahi, bu hiç sönmemiş elemin bir tezahürü olarak görülebilir ve haksız tahrik ile tasarlamanın bir arada uygulanabileceği kabul edilebilir (sen.av.tr/tr/makale/tasarlayarak-insan-oldurme-sucunda-haksız-tahrikin-tatbiki-ve-haksız-tahrikte-zaman-araligi).