Bir ceza davasında, duruşmada bizzat hazır bulunma hakkının ihlal edilmesi durumunda, Anayasa Mahkemesi'nin 'yeniden yargılama' kararı vermesi üzerine, diğer ihlal iddialarının (tanık dinletme, delillerin hukuka aykırılığı vb.) incelenmesine gerek görmemesinin usul ekonomisi açısından anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #130253

Bu durum, Anayasa Mahkemesi'nin usul ekonomisi ilkesi gereği bir yaklaşımıdır. Duruşmada hazır bulunma hakkının ihlali, yargılamanın temelini (özellikle savunma hakkını) sakatlayan, çok ciddi ve yapısal bir ihlaldir. Bu ihlalin giderilmesi için 'yeniden yargılama'ya karar verildiğinde, dava dosyası bütünüyle ilk derece mahkemesine geri dönecek ve yargılama yeni baştan yapılacaktır. Yeniden yapılacak bu yargılamada, başvurucunun diğer ihlal iddialarını (tanık dinletme talebi, delillerin tartışılması vb.) ilk derece mahkemesi önünde yeniden ileri sürme ve mahkemenin de bu iddiaları değerlendirme imkanı doğacaktır. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi, yeniden yargılama ile zaten giderilebilecek olan diğer iddiaları bu aşamada ayrıca incelemeye gerek görmeyerek, hem kendi iş yükünü hafifletir hem de derece mahkemesine kendi hatalarını düzeltme fırsatı tanır (www.zulkufarslan.av.tr/durusmada-hazir-bulunma/).